Kim-se-siz
Çok şey öğrendim geçen yıllar boyunca.
Yangının ortasında yanmamayı, savaşın içinde silahsız kalmayı, denize düşüp sarılacak yılan bile bulamamayı.
Güçlü ol bak her şey geçecek derken yolu yarılamayı. Bir yanım kalabalıklar içinde kalmak isterken bir yanım yetim bir çocuk gibi her akşam umutla babasının işten dönmesini bekliyor. Bir kenarda dökülen yaprakların sararmış hüznü var şimdi içimde. Fazla suya mahsur kalmış bir kaktüsün bıkkınlığı.
Keşke penceremin önüne konan güvercinin kanadına takılıp gidebilseydim uzak limanlara. Hiç bilmediğim bir memlekette bir ağaca ağaç demeyi bile unuturdum belki. Başka lisanlar arasında kaybolurdum. Şiirimin içine uygun bir kelime bulmak için beklerdim belki yıllarca Yahya Kemal Beyatlı gibi.
Beklemek zaman gerektirmiyor gibi geliyor bazı zamanlar. Ne olacak sanki cebimden mi gidiyor? Canımdan gidiyor diyen şair misali. Beklediği şeyin ne olduğunu bilemiyor insan. Zaman en çok da keşke şu an benimle olsa dediği insanların yokluğuna alıştığı zaman insanın içinde bir burukluk hissi bırakıyor. En neşeli kahkahaların arasında bir yanın memeden kesilen çocuk gibi sızlıyor. Belki bir gün biz de mutlu olacağız seninle ama belki de mutlu olmak için biz de mutluluğa layık değiliz.
Zaten şu dünyada kimler nelere layık ki ?
Yorumlar
Yorum Gönder