Kayıtlar

Ekim, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Hazan Mevsimi

Resim
  Fonda çalan şarkının değiştiğini hissetmeden saatler geçiyor.  Okuduğum kitapların satırlarında sıkışıp kalıyorum. Zihnim bu yorgun vücuda daha fazla dayanamamışçasına duraksama yaşıyor.  Yastıktan başımı kaldırmıyorum.  Rüyalar desen,ayrı bir dert oldu şimdilerde.  Takvimden birer birer azalıyor yeni yılın yaprakları. İçimden şehirler geçiyor,yollarında kayboluyorum.  Sokakları kalabalık.  İnsanları mutsuz.  Aynaya bakmadan uyanılmış sabahlar, Sütsüz sert kahveler, Ekmek almaya gitmekten sıkılmış çocuklar, Çemberlerinde çevrilirken kopmuş ipler, Balkona grileşmiş çamaşırlarını aşmaya çıkmış kısa saçlı kadının selamı var hazan bir sonbahar sabahında.  Aydan Zıktopsakal  Twitter :@aydandunya-@ciceklisiirler1 

Benimle Varolmak

Resim
Gözlerin benimle birlikte bütün dünyayı görmen için var.  Kulakların benim sesimle uyanıp benimle birlikte tüm yaşam seslerini duyman için var.  Burnun papatyaları koklayıp işten her döndüğünde yaptığım yemek kokularını hissetmen için var.  Dudakların dünyanın en güzel sözcükleri olmasa bile benim duyduğum en güzel sesleri söylemen için var.  Ellerin, ellerime kenetlenip saatlerce tutman için var. Ellerin diyorum Sevgilim öyle basit bir uzuv değil. Kimi zaman dünyanın en güzel şiirlerini yazan olman için, kimi zaman bir kedinin başını okşaman için var.  Kolların her yanı ile geniş bir çınar ağacını andıran duruşuyla beni sarman için var.  ••• Gözlerim diyorum Sevgilim gözlerim senden başkasını görmemek için var.  Kulaklarım ise sen sustuğunda seni duymak için var. Burnum gömleklerini ütülerken hissettiğim buhar kokusuna karışık teninin kokusunu duymak için var.  Dudaklarım seni incitecek hiç bir sözü söylememek için var.  Ellerim sen tutmak i...

Polyannaya Mektup

Resim
      Polyanna !     Sana bu mektubu kalbinin yerini unutmuş biri olarak yazıyorum.Tüm ezberleri bozulmuş, yeni öğrendiği şeyler eski öğrenilenleri bir çırpıda karalanmış biri olarak. İnsanın tüm ezberleri bozulduğu zaman, içinde boğulan hisler bir gemiye binip uzaklara giderken, arkasından koşmak,dur! gitme!diye bağırmak isterken ,kocaman kayaların altında ezilen biri olarak yazıyorum. Bu hissi çok iyi bilirim de sana nasıl anlatabilirim.Anlatmak da yetmezki kimi zaman. Anlatmak diyip geçmemek lazım.Hangimiz biliyoruz ki en yakınımızın içindeki derin kuyuları,karanlık dehlizleri.Başkalarının hayatını gözetlemekten kendi hayatımıza sıra bile gelmiyor ki. Hangi gün doğru düzgün oturup içimizi açtık ki birbirimize. Gökyüzüne bakmaya bile fırsat bulamıyoruz.Sabahattin ali şöyle demiyor mu ? 'Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa ,''Dünyada neler gördünüz?''dese herakde verecek cevap bulamayız.Koşmaktan görmeye vakit olmuyor ki...' Koşmak dedim de aklıma geld...