Nasılım ?
Şarkılarla avunmak..
Nasıl da farkında olmadan yaptığımız şeyler var. Bir sabah yalnız uyanmaya alışmışız gibiyiz hepimiz.
Son zamanlarda yeni yollarda yürür oldum ; epey zamandır bekliyordum. Yürümeyi bırakın araba kullanmayı bile öğrenir oldum. Tabi debriaj ayarını tam yapamadığım için bir gün ders çıkışı eve gelip Orhan Pamuk 'un Masumiyet Müzesi Füsun'un Ehliyeti bölümünü yeniden okudum.
Son zamanlarda şunu da fark ettim aslında. Olmayan bir dünyada yaşadığımı. Çarklar dönerken çarkın içinde olmamayı ve aynı zamanda bir o kadar da çarkın içinde olmayı. Burnumun ucundaki olayları görmediğimi.Hep iyi niyetli olduğumu ve kötülüklerin arasındaki en sakin duran ve bir o kadar da en sinsi tehlikeliyi göremediğimi. Bir zamanlar; ''Çok Masumsun hep böyle kal!'' denildiğinde ne demek istediklerini yeni anlıyorum galiba.
Bu kızı yeniden büyütmeliyim Sezen Abla! bana yardım etsen çok iyi olur ama büyümeyi kendim başarmalıyım değil mi ? Büyümek kendi başının çaresine bakmak değil mi biraz da.
Dayanmak ,Direnmek, Mücadele etmek;Tüm bu zorluklara ve tüm bu sevgisizliğe..
''Birden taşan kalabalıkta onun da olabileceğini düşündüm. Taşan kalabalıkların arasında yürürken aklıma Aylak adam C geldi.Sonra onu düşünerek tebessüm ettim. Bu kez de Orhan Veli 'nin Yolda giderken kendi kendime gülümsüyorum ve deli olduğumu düşüncekler diye aklıma geliyor ve bir daha gülümsüyorum sözü aklıma geldi. Sonra radyoda mâlum şarkılar dinleyip işlerimi bitirdim. Birden bire içime kötü bir his doğdu. O sırada sayamadim kaç ah döküldü dallarımdan..
Ben bütün bunlar olurken kimse benim ne hissettiğimi fark etmiyor zannediyordum.
Sonra "Çık artık kendi dünyandan, uzaklaş her şeyden."dedi. Yeni bir ses. Sahibinin duymadığı sesleri şiir sanır ya insan; ben de öyle sandım.
Sahiden haklı mıydı?
Sığınmak için kurduğum limanda dalga seslerinden başla bir şey duymaz mı olmuştum?
Kimseler beni üzemesin diye kurduğum kalelerin içinde sıkışıp nefessiz mi kalmıştım? Geçmişte kalan başkalarının yaşadığı hüzünle bana miras kalmış gibi davranmayı daha ne kadar sürdürebilirdim ki?
Tüm bunlar belki de haklı serzenişlerdi ama bütün bunlar bende sadece ağır bir kambur olarak kaldı. Yükleri sırtımda taşıyorum ama bundan şikayetçi değilim.
Ben ya çok korkağım.
Ya da hapiste kalmaya alışkın, dışarı çıkınca ne yapacağını bilemeyen bir tutsak.
Aydan Zıktopsakal (Bu yazının yayın hakları saklıdır. İzinsiz kopyalamak yasaktır.)
@aydandunya @ciceklissirler1

Yorumlar
Yorum Gönder