Polyannaya Mektup

     





Polyanna !    

Sana bu mektubu kalbinin yerini unutmuş biri olarak yazıyorum.Tüm ezberleri bozulmuş, yeni öğrendiği şeyler eski öğrenilenleri bir çırpıda karalanmış biri olarak.
İnsanın tüm ezberleri bozulduğu zaman, içinde boğulan hisler bir gemiye binip uzaklara giderken, arkasından koşmak,dur! gitme!diye bağırmak isterken ,kocaman kayaların altında ezilen biri olarak yazıyorum. Bu hissi çok iyi bilirim de sana nasıl anlatabilirim.Anlatmak da yetmezki kimi zaman.

Anlatmak diyip geçmemek lazım.Hangimiz biliyoruz ki en yakınımızın içindeki derin kuyuları,karanlık dehlizleri.Başkalarının hayatını gözetlemekten kendi hayatımıza sıra bile gelmiyor ki. Hangi gün doğru düzgün oturup içimizi açtık ki birbirimize. Gökyüzüne bakmaya bile fırsat bulamıyoruz.Sabahattin ali şöyle demiyor mu ? 'Yarın öldüğümüz zaman birisi bize sorsa ,''Dünyada neler gördünüz?''dese herakde verecek cevap bulamayız.Koşmaktan görmeye vakit olmuyor ki...'

Koşmak dedim de aklıma geldi. Çok koşan çok yoruluyor. Çabuk olgunlaşmanın ince kederini yaşıyorum.
Bazı insanlar hayatlarını puzzle parçası gibi sırayla yerine koyarken ben domino taşları gibi yıkılıyorum.
En acısı da benim onlardan tek eksiğim evdeki hesabın çarşıya uymaması. Çünkü ben evdeki hesabı yaparken piyasadaki son durumları takip edemiyorum. Kabuğumun içine sıkışıp kaldım. Dışarı çıkmak için çabalarken yine kendi kabuğumun altında ezildim.Son günlerde sürekli Tezer'i ,Nilgün'ü,Didem'i düşünüyorum. Hayattan öylece geçip gitmiş gibi görünürken arkalarında bir sürü iz bıraktılar. Belki de bu dünyaya niye geldiklerini düşünürken bu kadar değerli olduklarını bilmiyorlardı. Biz dizi repliği ama firdevs Yöreoğlu da sürekli ''Sen Bihter Ziyagilsin!''derken kendimizin farkıda olmayı söylüyordu sanki, farkında olmak yetiyormuş gibi (!)
Yüreğin cesaretten coşarken ayaklarında tonlarca ağırlık olmasından kimse bahsetmiyor.Bazen hayattaki tek tesellim : çok başarısız olan insanların günün birinde çok başarılı olacağına olan inancım.

Her neyse umut fakirin ekmeği. Polyanna belki de biz de farkında olmadan sana özeniyoruz. Senin gibi her şeye olumlu yaklaşmak istiyoruz. Her şey belki bir gün sahiden masallardaki gibi olur. Bunu masallara inanmak isteyen bir çocuk olarak yazıyorum. Diş perisinin hediye getirmesini isteyen bir çocuk olarak.

Şimilik bu kadar polyanna umarım rüyanda uçan balonlar ve pamuk şekerler görürsün.



Twitter : @ciceklissirler1, @aydandunya 

(Her hakkı saklıdır. ) (Aydan Zıktopsakal )
ciceklisiirlerdidem@gmail.com



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yo-(ğ)-rul -dum

Gök'adın

Sersem