Kör&Düğüm
Nerden başlanır bilemiyorki insan !
Uzun zamandır içinde biriktirmeye fırsat bulamadığı duygular olunca ; kendini dağınık bir oda, yırtık bir valiz ya da yağmurda ıslanan kitap gibi çaresiz hissediyor çoğu zaman.
Bir yerlere ait olmak istiyor. Ya da kim bilir ? Ruhunu gömdüğü yer hala belli didem'in-Madak-dediği gibi...
Bazen okuğun ve bitiremediğin ve asla bitiremeyeceğin bir şiir kitabı ayna görevi gösterebiliyor. Dizelerin içinde yaşayan canlı duyguları hissebiliyor insan. Belki de birazdan bir fotoğraf karesinden çıkagelecek duygulara sahip olduğumuzu kimseye anlatmadan devam ediyoruz hayatımıza
Bazen diyorum ki : başka yer ve zaman olsa her şey bambaşka olabirmiydi? bazen demiyorum haydi itiraf edelim çoğu zaman diyorum. Geçen gün Freud'un itiraflar hakkında söylediği bir şey aklıma geldi.''Aslında itiraf edilen şey asıl söylenmek istenen değilmiş.Yani asıl söylenmek istenen şeyin arkasında başka itiraf edilesi şeylerde varmış.''
Buna dayanarak şöyle de düşünebiliriz: Kendimize bile yeterince dürüst olamıyoruz. Kaybetmekten korktuğumuz şeylerin en başında kendimiz varız. O kadar karmaşık bir yapıya sahibiz ki biri bizi çözsün isterken aslında yıllarımızı geçirdiğimiz kendimizi çözemiyoruz. Her an her saniye değişiyoruz. Farkına vara vara ya da farketmeden..
susamış suların akışı gibi...
Dünya da o kadar farklı insan varken nasıl da hepimiz o kadar aynı olabiliyoruz.
Eskiden, sadece bir şarkıya şarkı der geçerken şimdi onun içinde yasayan melodileri, yazan kişinin yazdığı duyguları,dinleyen kişinin hissettiği duyguları olduğunu bile bile dinleyice her şey daha başka suretlere bürünüyor.
''İçimde kırkkadın,kırkı da yabancı. Kırkı da öteki''diyen Frida'ya-Kahlo- şöyle mi söylemeliyimyoksa?
içimde kördüğümden oluşan bir yumak var.Belki de hayat yanlış çözülen bir çengel bulmaca sorusudur.

Yorumlar
Yorum Gönder