Yalnız mı? Yanlız mı?





Bazen hayatta yalnız olduğumu düşündüğüm zamanlar oluyor. Yalnız ve kimsesiz değil. Kalabalık ve yalnız. Söylediğim milyonlarca kelime dinlediğim milyarlarca sözcüğün yokluğu değil beni yalnız hissettiren. Beni yalnız hissettiren şey kalbimden geçenleri süzgeçten geçirmeden anlatmak ya da anlatmadan anlaşmak. Bize sözlerimizden çok yüreğimizden anlayan gerek derken yanılmayan zarif şair. Kalp söyler dil susar. İnsanın dili lâl olur yalnızken. Saat bile bir başka tıkırdar kimsesizlikte. Yan komşunun sesi daha net duyulur sessizlikte, merdivendeki terlik sesi. Birisi anahtarı çıkardı şimdi kapıyı açacak. Bitti mi yalnızlık? Hayır sadece bölündü. 
Yalnızlık paylaşılmaz! Paylaşılırsa yalnızlık olmaz diyor. Lavinia'nın şairi Özdemir Asaf. 
Ah şu yalnızlık ne yana dönsen kemik gibi batar. Saçlarını yastığa serince dokunacak bir elin yokluğunu insan tam bu saatler arıyor . Bir sabah uyandığımda yastığımın ucunda papatyalarla uyanmayacaksam şiir neden var olsun. "Ayağını bastın odama kırk yıllık beton çayır çimen şimdi!" diyen şair de bunalmıştı yalnızlıktan,mahpusluktan. Öyle ki boş duvar görmekten haz etmediği için evinin duvarlarınà boy boy fotoğraf -resim-asmıştı. 
Metin Erksan 'ın 1965 yapımı "sevmek zamanı "filmi aklıma geldi de kimsesiz şehirden uzakta-adada bir yazlık evde- duvarda kadın portresine aşık olan süsleme ustası halil'in portredeki meral'e aşkı. Bir çok yönüyle incelenmesi gereken bir film olmasının yanı sıra bence halil meral'i yalnızlığını paylaştığı için sevdi. Gerçek meral onun yalnızlığını belki paylaşamazdı bile. Aynı çatı altında yalnızlıklarını paylaşan o kadar çok insan varki. "iyi adamlar yalnızlıktan ölüyor, iyi kadınlar ise kötü adamların balkonundan gökyüzüne bakarken."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

yo-(ğ)-rul -dum

Gök'adın

Sersem